Dünyaca Ünlü Ressamlar ve Unutulmaz Eserleri

Bazı insanlar vardır; ilgi alanımız olmasa bile fikir sahibi olmamız gereken, yaşadığı tarihlerde veya öldükten sonra dünyada iz bırakanlar… Bu yazımızda size insanlığa iz bırakmış dünyaca ünlü 5 ressamın hayatını ve ünlü eserlerini derledik. Umarım keyif alırsınız 🙂

5. Michelangelo (6 Mart 1475 – 18 Şubat 1564)

Michelangelo (6 Mart 1475 – 18 Şubat 1564)

Dünyaca ünlü denildiği zaman aklımıza ilk gelen ressamlardandır. Uzun adı Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni‘dir. Rönesans Dönemi’nde yaşamış olan ünlü İtalyan ressam aynı zamanda heykeltıraş, mimar ve şairdir.

''Adem'in Yaratılışı''
”Adem’in Yaratılışı”

Michelangelo, heykeldeki yeteneğini ilk olarak 26 yaşında kanıtlamıştır. İlk ve en ünlü eseri olan çocuk kral Davud’un heykelini yapmıştır. Davud heykeli, Rönesans heykel sanatının bir başyapıtı olarak kabul edilmektedir.

''Davud'' (1501-1504)
Dünyaca ünlü heykeli ”Davud” (1501-1504)

1505 yılında Papa II. Julius tarafından kendisine Vatikan’ın yanındaki Sistine Şapeli’nin tavan resimlerinin yapılması işi verilmiştir. Bu, ünlü sanatçının en başarılı işlerinden biridir. ÂdemHavva ve Nuh Tufanıyla ilgili İncil’in Eski Ahit’inden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz pano bulunan freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir.

Sistine Şapeli'nin Ünlü Tavanı
Sistine Şapeli’nin Ünlü Tavanı

1534 yılında kendisinden Sistine Kilisesi’nin duvarına kıyamet gününün anlatıldığı bir resim çizmesi istenir. ”Kıyamet Günü” veya ”Son Yargı” isimleriyle bilinen bu eser tamamlandığında ise Papa IV. Paulus, tablodaki imgelerin fazlaca müstehcen göründüğünü belirterek Michelangelo’dan tabloyu biraz daha ‘düzgün’ hale getirmesini isteyince, ustanın cevabı şu olur: “Papa’ya söyleyin, bu küçük bir mesele ve kolaylıkla uygun hale getirilebilir. Önce kendisi yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirsin, sonra da bu tablo da aynı uygunluğa girecektir.” 

"Son Yargı''
“Son Yargı”

Ünlü ressam, insan vücudunu en iyi şekilde tasvir edebilmek için kadavralar üzerinde çalışma yapmıştır. Kendi döneminde ve kendinden sonraki dönemlerde birçok sanatçının idolü olmuştur.

''Pieta'' (1488-1489
”Pieta” (1488-1489)

4. Rembrandt Harmenszoon van Rijn 
(15 Temmuz 1606-4 Ekim 1669)

Rembrandt Harmenszoon van Rijn 
(15 Temmuz 1606-4 Ekim 1669)

Aynı zaman da “Işığın ve gölgelerin ressamı” olarak da anılan ünlü ressam yaşadığı dönem boyunca Avrupa ve Hollanda’da sanat tarihinin en önemli ressamlarından biri olarak bilinmektedir. Ünlü sanatçı aynı zamanda Hollanda Altın Çağı’nda yaşamıştır.

''Gece Devriyesi''(1640-1642)
”Gece Devriyesi”(1640-1642)

Tanrı ve sonsuzluk karşısında duyulan yalnızlığı ve insanlığı konu alan ressamın eserleri gerçekten büyüleyici!

''Dr. Nicolaes Tulp'un Anatomi Dersi'' (1632)
”Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi” (1632)
''Müzikal Alegori'' (1626)
”Müzikal Alegori” (1626)

3. Vincent Van Gogh (30 Mart 1853 – 29 Temmuz 1890)

Vincent Van Gogh (30 Mart 1853 - 29 Temmuz 1890)

Van Gogh, yalnızca eserleriyle değil hayat hikayesiyle de dünyaca ünlü olan bir ressamdır.On yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üreten Van Gogh, bunların çoğunu yaşamının son iki yılında yapmıştır.

''The Starry Night'' (1889)
”The Starry Night” (1889)

Bipolar bozukluğu olan ünlü Hollandalı ressamın hayatı da en az kendisi kadar karışık. Sürekli şehir değiştiren Van Gogh, Mayıs 1877’de Teoloji Bölümü’nü okumak için Amsterdam’a, 1881 yılında Güzel Sanatlar Okulu’nda okumak için Brüksel’e gitmiş olsa da sonradan fikrini değiştirmiş, okumaktan vazgeçmiştir.

''The Potato Eaters''(1885)
”The Potato Eaters”(1885)

Hayatının çeşitli dönemlerinde sanat simsarlığı, Protestan misyonerliği yapmış, kitapçı dükkanında ve ressam olan kuzeninin yanında çalışmış, bir dönem de gönüllü öğretmenlik yapmıştır. Anlayacağınız gibi kariyer hayatı da epey karışık ünlü ressamın.

''Cafe Terrace at Night''(1888
”Cafe Terrace at Night”(1888)

Sürekli depresyona atakları geçiren ve bipolar bozukluğu olan ressam, bir keresinde sinir krizi geçirip kulak memesini kesmiştir. Neden sinir krizine girdiği kesin olarak bilinmemekle birlikte kulak memesini daha sonra bir fahişeye hediye ettiği söylenmektedir.

''Irisler''(1889
”Irisler”(1889)

Van Gogh, hayatının birçok döneminde aşık olmuş fakat hepsinde acı bir şekilde reddedilmiştir. 1882 yılında Sien adıyla bilinen ve 5 yaşındaki Maria adlı çocuğuyla birlikte sokağa atılan hamile bir kadına evini açmıştır.

''Buğday Tarlası ve Kargalar'' (1890)
”Buğday Tarlası ve Kargalar” (1890)

Hayatının son 1,5 yılında şizofren tanısı aldığı söylenmektir. 37 yaşında intihar eden Van Gogh’un sorunlu kişiliğinin romantik, azap çeken sanatçı idealini simgelediği önemli ama hüzünlü bir ressam olarak hatırlanmaktadır.

Van Gogh ile aynı dönemde yaşayan, hayat hikayesi ve yeteneğiyle 19. yüzyıla damga vuran bir diğer isim olan Dostoyevski‘nin hayatı ve unutulmaz eserleri için bu sayfamızı ziyaret edebilirsiniz: https://limitsizm.com/unlu-rus-yazar-dostoyevski-nin-basari-ve-huzun-dolu-hayati/

2. Leonardo da Vinci (15 Nisan 1452 – 2 Mayıs 1519)

Leonardo da Vinci  (15 Nisan 1452 - 2 Mayıs 1519)

Asıl adı Leonardo di ser Piero da Vinci olan ünlü İtalyan ressam, aynı zamanda bir hezarfendir. Yani kısacası döneminin önemli bir filozofu, astronomu, mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzis-yeni, heykeltıraşı, botanisti, jeoloğu, yazarı ve ressamı diyebiliriz. 🙂

Ünlü eserlerinden biri olan ''Vitruvius Adamı'' 
(1490-1492)
Ünlü eserlerinden biri olan ”Vitruvius Adamı”
(1490-1492)

1466 yıllarında Floransa’da evlilik dışı çocukların üniversiteye girmesi yasaktı. Bu kural yüzünden 14 yaşında olan ünlü ressam yüksek öğrenim görme ümidini yitirdi ve kendini resim yapmaya verdi. Çok küçük yaşlardan itibaren başladığı resim konusunda kendini sürekli geliştiriyordu. Onun bu yeteneğini fark eden babası, zamanın ressamlarından Andrea del Verrocchio‘nun yanında eğitim almasını sağladı.

''Mona Lisa'' (1503-1507)
”Mona Lisa” (1503-1507)

”Mona Lisa” adlı tablo halen Paris’teki Louvre Müzesi’nde Francesco del Giocondo’nun karısı, Lisa Gherardini Portresi başlığı altında sergilenmektedir. Tabloda oturmuş bir kadın resmedilmiştir, dünyaca ünlü olan bu kadının yüzünün kime ait olduğu hala gizemini korumaktadır.Yüz ifadesindeki belirsizlik, kompozisyonundaki anıtsallık, atmosferdeki ilginçlikler, tablo hakkındaki çalışmaları devam ettirmektedir.

''Son Akşam Yemeği'' adlı bu tablosu Hıristiyan inanışına göre İsa'nın çarmıha gerilmeden önceki akşam havarileriyle yediği son yemek.
”Son Akşam Yemeği” adlı bu tablosu Hıristiyan inanışına göre İsa’nın çarmıha gerilmeden önceki akşam havarileriyle yediği son yemek.

Leonardo’nun o kadar çok alana ilgisi ve yeteneği vardı ki, birden fazla alana yönelmesi onun birçok işi yarıda bırakmasına sebep oluyordu. 1490 yılından sonra çalışmalarını bir defterde tutmaya başladı. Leonardo’nun aldığı bu notlardan oluşan defter sayfaları, koleksiyon halinde toplanmıştır. Hidrolik alanındaki çalışmalarını not aldığı el yazmaları ise, Bill Gates’te bulunmaktadır

1.Pablo Picasso (25 Ekim 1881 – 8 Nisan 1973)

Pablo Picasso (1881-1973)

Aslında biz Picasso’nun kısaltılmış ismini kullanıyoruz. Komik gelebilir fakat gerçek adı ”Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz y Picasso”dur.

''Ağlayan Kadın'' (1937)
”Ağlayan Kadın” (1937)

İspanyol olan ünlü ressam aynı zamanda bir heykeltıraştır. Aynı zamanda kübizm akımının da temellerini atmıştır. Bu akımda; varlığın, dış görünüşüyle birlikte iç dünyasının betimlenmesi amaçlanmıştır. Sanatçılar, anlatımı canlı kılmak için, yapıtlarında duygularla olayları karıştırarak yansıtmışlardır.

Picasso, 1907 yılında “Les Demoiselles d’ Avignon” (Avignonlu Kadınlar) tablosu ile kübizmin kült eserleri arasında öncü sayılacak bir çalışmaya hayat verir.
Picasso, 1907 yılında “Les Demoiselles d’ Avignon” (Avignonlu Kadınlar) tablosu ile kübizmin kült eserleri arasında öncü sayılacak bir çalışmaya hayat verir.

Picasso, yaşadığı yüzyılda ”üretken sanatçı” niteliğini kazanmış, kendinden sonra gelen ressamları etkilemiş, hatta bir resim dehası olan Salvador Dali de onun hayranları arasında yer almıştır.

''Mavi Çıplak'' (1902)
”Mavi Çıplak” (1902)

Picasso, genç yaştan itibaren herkesi yeteneğiyle kendine hayran bırakmaya başlamış. Hatta ona resim yapmayı öğreten babası, oğlunun çalışmaları karşısına onun artık olgun bir sanatçı olduğunu kabul etmiş ve bütün araç-gereçlerini Picasso’ya vererek resim yapmayı bırakmış.

''Dora Maar ve Kedi'' (1941)
”Dora Maar ve Kedi” (1941)